İlyas Bazna

Çiçero filmi 18 Ocak 2019’da vizyona girdi. Film, İkinci Dünya Savaşı’nda Ankara’da yaşayan Çiçero kod adlı İlyas Bazna’nın yaptığı casusluk faaliyetlerini konu alıyor. “İlyas Bazna kimdir?” sorusunun cevabı da filmle birlikte en çok merak edilen konulardan biri haline geldi. Kısa biz özetle İlyas Bazna, İkinci Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren bir Türk ajandır. Yakın tarihte yaşamış en gizemli ajandır.

Çiçero Filmi Nasıl?

Çiçero Filmi, Müslüm ve Ayla filmleriyle adını duyuran ve büyük başarılara imza atan Mustafa Uslu’nun yapımcılığını üstlendiği, başarılı bir filmdir. Yönetmenliğini Serdar Akar yapmıştır. Film geçtiğimiz Cuma günü vizyona girdi. Vizyona girdikten sonraki gün filmi izleme fırsatı buldum. Baştan sona sürükleyici ve gerçekçi bir film olan Çiçero, anlattığı gerçeklerle yakın tarihteki gizemli bir olaya da ışık tutuyor. Mustafa Uslu’nun yapımını üstlendiği önceki filmler kadar başarılı olan bu film, tam olarak bire bir gerçek olayları anlatmasa da, tarihi kaynaklardan elde edilen bilgilere göre kurgulanmıştır.

Çiçero Filmi
Çiçero Filmi

Filmin baş rollerini Erdal Beşikçioğlu ve Burcu Biricik paylaşıyor. Her iki isim de başarılı oyunculuklarıyla filmin etkileyici olmasına katkı sağlamış. Özellikle Erdal Beşikçioğlu, daha önceki işlerinde kendini kanıtlamış bir oyuncu olarak, bu filmde de rolünün hakkını vermiş. Mekan seçimleri oldukça başarılı, Ankara’nın geçmişteki halini yansıtan nitelikte yapılmış. Filmin konusunun geçtiği yıllara ait olduğu algısı hissediliyor. Baştan sonra izlenmesi gereken, oldukça başarılı bir yapım olmuş.

İlyas Bazna Kimdir? Çiçero Hakkında

Çiçero filmine konu olan İlyas Bazna, 1904 yılında Priştine’de doğdu. Sırplar’ın işgalinden sonra İstanbul’a göç etti. Askerliğinin bir bölümünü Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında yaptı. Sonrasında ticaret yapmayı denedi ve başarılı olamadı. 2.Dünya Savaşı patlak verdiği sıralarda Ankara’daki bazı ülkelerin elçiliklerinden görev yaptı. Uşaklık yaptığı elçiliklerden ilki Yugoslavya’ydı. Ardından Almanya elçiliğinden uşak olarak çalıştı ancak mektupları okurken yakalanınca kovuldu. Son olarak Britanya elçiliğinde uşaklık yaptı. Bu sırada o dönemin büyük elçisi Hugge Knatchbull-Hugessen ile çok iyi bağ kurdu. Özel uşaklığını yaptığı Hugessen’in banyoda sırtını ovalarken bir yandan da güzel sesiyle ona opera aryaları söylüyordu. İkinci Dünya Savaşı’nın kaderini değiştirecek casusluk işlerini de tam bu dönemde gerçekleştirdi.


Çiçero İlyas Bazna
Çiçero İlyas Bazna

Küçük yaşta Sırplar’ın işgalinde gözlerinin önünde aile fertlerinin öldüğünü, yaşadığı yerin yerle bir edildiğini gören İlyas Bazna, bunu ömrü boyunca taşıdı. İngiltere büyükelçilik belgelerinde saf, aptal, İngilizce bilmeyen gibi ifadelerle bahsedilen İlyas Bazna, aslında tarihin seyrini değiştirebilecek potansiyele sahipti ve değiştirdi de… Kafasındaki düşüncelerle İngiltere büyükelçiliğinden elde ettiği önemli belgeleri Almanya büyükelçiliğine sattı. Elde ettiği parayla hayalindeki opera sanatçılığını yapmak ve rahat bir hayat sürmek istedi, ancak işler tam olarak istediği gibi gitmedi.

İngiltere’nin özel bilgilerini düzenli olarak Almanya’ya sattı. Uzun bir süre casusluk faaliyetlerine devam etse de Alman tarafının güvenini kazanamadı. Verdiği bilgileri Hitler dikkate almadı ve savaşın kritik noktalarından birinde ordusunu yanlış yönlendirdi. Ancak Bazna’nın verdiği bilgiler doğru çıktı ve Almanya hezimete uğradı. Verdiği bilgilerin doğru olduğunu gören Almanya tarafı, Bazna’ya tam olarak güven sağladı. Alman tarafına sattığı bilgilerle, Türkiye’ye İngiltere tarafından savaşa İngilizlerin tarafında katılması için yapılan baskıları da ortaya koydu. Bu sayede Türkiye’nin üzerindeki baskıları da azaltmayı başardı. Savaş süreci boyunca uşaklık yaptığı büyükelçilikten çok sayıda belge sızdırdı. Bu belgeleri Alman tarafına satarak 300 bin Sterlin’in üzerinde para topladı. Sızıntı olduğunu bilen İngiliz tarafı çemberi iyice daralttı ve Bazna, kendisi için yolun sonuna yaklaşıldığını anlamıştı. Alman elçiliğinde sekreterlik yapan Lena Kapp’ın Amerika ajanı çıkmasıyla işler iyice sarpa sardı. Lena Kapp’ın “İngiliz elçiliğinde Cicero diye birisi var, bizim elçiliği aradığı an büyük hareketlilik başlıyor ve düşük rütbeliler odadan çıkarılıyor” bilgisini sızdırmasıyla İlyas Bazna için kaçış süreci başladı. 300 bin Sterlin’lik servetiyle Arjantin’e kaçtı. Ancak elde ettiği paranın sahte olduğu ortaya çıktı. O dönem Almanya, İngiltere ekonomisini çökertmek için bastırdığı çok sayıda sahte Sterlin’le ödeme yapmıştı. Sahte paralar yüzünden ölümle burun buruna geldi. Sahte paralar için savaş sonrası Almanya’ya dava açtı ve bir miktar tazminat almayı başardı. Ancak bu, hakettiğinin yanında çok düşük bir miktardı. Ölümü bile göze alarak yaptığı casusuluk faaliyetlerinden elde ettiği para yalan olunca, hayalini kurduğu rahat bir yaşamı sürebilmek için hayatını bir kitap yaparak sattı. İstediği parayı bu kitap sayesinde elde edebildi.

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]

Bir Yorum Bırak